Showing posts with label Duygu-Durum. Show all posts
Showing posts with label Duygu-Durum. Show all posts

Friday, August 15, 2014

Deli Sorular...






Seytan diyor...

O hep birlikte calismak istedigin insanlara otur duzgun bir mail yaz. Acik ol.

Bunca yil neler yapmis oldugunun tum onur ve gururunu bir kenara birak ve onlarin yaninda herseye tekrar sifirdan basla. "Ama..." deme.

Sat tum pili pirtini! Bir eve, bir sehre, bir ulkeye baglanma...Elinde bir bavul, birde ucak bileti.

Eminim, icindeki istegi, samimiyeti gorunce onlarda seni red edemeyeceklerdir.

Ortada yaptigin secimlere hesap verecegin kimseler yokken, bu cekinmede neyin nesi?











Sunday, July 20, 2014

Is hayatimdan kesitler ve genclere tavsiyeler, Uzeyir Garih



Neden daha once okumadim diye kendime kizdigim ve bence herkesin okumasi gereken bir kitap. Hatta bir kez okumak yetmez, anlayarak 3-5 kez okumali notlar almali ve arada acip tekrar okunarak icindeki bilgileri tazelemeliyiz. Kitapta Uzeyir Garih sadece kendini ovup nasihatlarda bulunmamis, yaptiklari yanlislardan da ornekler verip kimi zaman yapilmasi iyi sonuclar dogurabilecek durumlari liste halinde ozetlemis. Gercekten de cok caliskan ve isini cok seven bir adammis. Keske Turkiye'de onun gibi 150-200 kisi daha fazla yetismis olsaydi.

Kitabi okuduktan sonra Garih cinayetine daha da bir ilgi duydum. Internetten konuyla ilgili yazilara ulastim. 

Uzeyir Garih'in olumunu de hic unutmam. Onun oldugu gun biz yazliktaydik ve dayim bize gelip Garih'in olduruldugunu soylemisti. Ailecek uzuldugumuzu hatirliyorum. Allah rahmet eylesin.

Saturday, July 12, 2014

Dongu

Suaralar uzun zamandir kaybettigime uzuldugum, uzerinde gunlerdir dusundugum, acaba onu bulsam tekrar eskisi gibi olacak mi dedigim tek sey var:

"Yasam heyecanim"...

Beni ben yapan tek seydi(mis). Simdi daha iyi anliyorum.

Negatifligin, sorularin, gecmisin ustunden heyecanimla basa cikardim. Umitliydim. Tanidigim herkesi sever, her durumdan bir ders cikarir, yasadigim herseyin beni beslemesini saglardim. Gelecege ait umutlarim, hayallerim  vardi. Hepsini de heyecanla dusunur anlatir, sesli gulmekten, sesli aglamaktan, hizli yurumekten cekinmeyen sanki daha dolu bir insandim. 

Icinde bulundugum donguden, duygudan veya herneyse iste ondan cikamiyorum bir turlu.

Wednesday, July 02, 2014

Obsesyon



Artik nur topu gibi bir obsesyonum daha var.

Converse, Superga gibi kumas ayakkabilarda veya herhangi bir spor ayakkabinin beyaz kisminda igne basi kadar bile toz kir gormeye dayanamiyorum.

Insanlar o converse ayakkabilari les gibi bir sekilde giymiyorlar mi, deliriyorum. Ustu basi tertemiz belki ama giydigi converse'in lastik kisimlari ve burnu toz kir icinde!!! Dayanilamaz!


Sunday, June 08, 2014

Sise




Oturma odasindaki barda acilmis ve bir kismi icilmis raki sisesi gozume takildi... Nasil olduysa unutmusum, sorunca hatirlatti.

"Birkac ay oncesine kadar buzdolabinda muhafaza ediyordum ama artik disari cikardim." dedi...

Annem, 8 sene once babamin vefat ettigi gece acip ictigi rakinin sisesini hala hatira olarak sakliyor. Ayni, babamin banyosunda duran parfumleri, tras takimi, taragi ve taragi uzerindeki saclari gibi. 

Sonra, bir an icin, acaba ben öldügümde benden kalanlari bu sekilde saklayacak veya hayatina entegre edecek biri olacak mi diye aklimdan gecirdim. Musluklarimin tekrar acildigini gorunce ses etmedi ve konuyu mukemmel bir sekilde gecistirmeyi basardi. 

Bu kadar guclu bir kadinin nasil benim gibi kizi var gene hayret ettim. 


Saturday, April 05, 2014

Cingene Belgeseli


Cingeneler hakkinda kisa, bol odullu ve cok eglenceli bir belgesel...Izleyipte tebessum etmemek imkansiz.





Tuesday, April 01, 2014

5 Nisan 1945

...Cem Karaca'nin dogum gunuymus. Bu gece nasil oldu da koltukta otururken bu bilgiye ulastim bilemiyorum...Dogum gunune 4 gun kalmisken bunu atlamak icimden gelmedi. Benim en sevdigim ve soylemesini cok zor buldugum Cem Karaca sarkilarindan birisi "Omrum".  Sizin favori Cem Karaca sarkiniz hangisi?


  


dogustaki o muhtesem guzellik bile ,nereden gozlersen gozle
dolu dolu goz yasi ile kan ile, terle
degil mi omrum




Friday, March 21, 2014

Kardesim...

Bu sabah saat 06:29 da, kardesimden gelen ilk mesaj...




25 yasinda Turkiye'de yasayan (yasamaya calisan) yasi genc ama ruhu ve sinirleri cökmus bir insan. 3000 km otedeki ablasina verdigi habere bakar misiniz? Suaralar ozel bir durumum olmasina ragmen,  bana naber, nasilsin diye sormuyor, sorma ihtiyaci hissetmiyor, biliyor ki her kosulda ben ondan cok daha iyiyim. Gunaydin dedikten sonra ettigi ilk laf -gunde soyle girip baktigi- internet sitesinin kapatildigi ve ondan zorla alinmis hak. Gepegenc bir insan güne böyle mutsuz, umitsiz, tedirgin basliyor. Aksama ne olacak, eve nasil gelecek belli degil? Gidecegi hastaneye biber gazi atilabilir, binecegi otobuse saldiri yapilabilir, pastasini yedigi kafede veya metroya bindiginde satirli biri tarafindan linc edilebilir.

Her olayda once telefonla onu ariyorum. Gonullu sandik denetcisi olup oylara sahip cikacagi icin cevresindeki herkes onunla gurur duyuyor. 

Tum bu yasanlarda ezilen, zarar goren hep gencler oluyor. Kardesim ve meydandaki bu insanlar gencliklerini bir daha yasamayacaklar. Yasitlari oldurulurken, kafalarina gozlerine fisekler yerken, kacirip gittikleri bu seneler onlara bir daha geri verilmeyecek. Keske o iclerindeki full enerji sömürülmese de bilime, sanata,  üretmeye harcansa...

Friday, January 10, 2014

Haset


Son zamanlarda aklimin almadigi ve sok icinde izledigim bir sey var.

Benimde gicik oldugum, nefret ettigim, dalga gectigim, elestirdigim ünlüler veya bloggerlar var. Hatta bazilarini o kadar simarik, görgüsüz ve (biraz agir olacak ama) ucuz buluyorum ki ne siz sorun ne ben soyleyeyim. Evet dogru...Herkesi sevmek zorunda degilim!

Sadece kendi capimda degerlendirdigim, gulup gectigim bazen 'yok artik' dedigim bu kisilerin hicbirinin fotografinin veya videosunun altina hakaret veya kiskanclik iceren onur kirici, rencide edici yorumlar yazmiyorum. Paylasilan guzel bir manzara resminin altina 'Benimde seninki gibi antrenör bir babam olsa, o manzarali evde yasardim' gibi igrenc yorumlar birakmiyorum.

Hayatta ogrendigim  en guzel sey olmayanlara uzulmek yerine elimde olanlarla mutlu olmayi, sukrederek yasamakti. Kabul ediyorum, olgun degildim, tecrubesizdim ve bazen gereksiz hirs yaptim. Elimdekilerle mutlu olamadim ama ne gencligimde ne de simdi, bir baskasinin sahip oldugu seylerden dolayi ona hakaret etmedim. Hele hele,  sirf bende yok diye maddeye sahip olan kisiye 'baba parasiyla mi bla bla bla...' diye camur atip metaya tapmadim.

Bu bir psikolojik rahatsizlik mi bilmiyorum.

Bu yaziyi yazmak istedim cunku kiskanc yorumlar birakan insanlar bence cok onemli bir seyi bilmiyorlar.

Aslinda bu dunyada hicbirseye sahip degiliz.

Birkac hafta once kidemli bir is arkadasimiz saglik sorunlari yuzunden bazi el parmaklarini kaybetti. Zaman zaman onun basina gelenler bana gelseydi diye dusundugumde, sahip oldugumu sandigim maddi seyleri gectim ve aslinda vucudumun bile bana ait olmadiginin farkina vardim. Sahip oldugumuzu sandiklarimiz ve hatta bazen hakkimiz oldugunu dusundugumuz seyleri kazanmak ve kaybetmek o kadar kolay ki...

Hayat gercekten kisa...Haset sizin ruhunuzu, gucunuzu emer. Zamani kiskanclikla, ona buna laf atmakla gecirmek yerine insan ozune donup kendini dinlemeli. Biraz arinip, ruhunu temizlemeli...


Görsel                  



 

Güç


'Bir adamın karakterini test etmek istiyorsan, ona güç ver.' lafini gercekten Abraham Lincoln mu soyledi bilmiyorum ama bu sozun ne kadar dogru oldugunu ekim ayindan beri bir kez daha goruyorum.  

Guc insanlari kustahlastirabiliyor ve simartabiliyormus. Cigerini bildiginizi sandiginiz, naive oldugunu dusundugunuz insanlarin sahip olduklari guc sonrasinda cok sert karakter degistirmesini iclerinde tasidiklari  eziklige bagliyorum. Insan sahip oldugu gucu sesli bir sekilde savunmamali, göze sokmamali, gücle show yapmamali ve sessiz bir sekilde ilerleyip gucu nasil yonetecegini bilmeli.

Bence guc iki ucu keskin bir bicak. Insani rezil de gösterebilir, vezir de...

Wednesday, January 08, 2014

Düşerim





O nasil bir 'duserim' demek...Her dinleyisimde tuylerim diken diken oluyor. Muthis! Muthis! Muthis!

Tuesday, July 16, 2013

Friday, July 12, 2013

Marcos Lutyens: Oo




Videodaki o monoton ses Marcos Lutyens'e ait. Kendisiyle gecen yaz birebir tanismis, bilim ve modern sanati birlestirip kitlelere sunabilmesine hayran kalmistim...Az once mail listinden gelen mailde bu video cikinca birden sevindirik oldum ve kendisinden burda hic bahsetmedigimi farkettim. Web sitesi ve diger calismalari icin buraya tiklayin. 

Tuesday, July 09, 2013

Kendime not



Unutma...Bu senin sirketteki mini, sirin sorumlulugun: 

Her ayin 27 sinde, calistigin departmandaki ilk yardim kutusunu acip icinden bir tane bant cikarip yapiskaninin yeterli olup olmadigini test etmek ve ardindan bunu sisteme girmek. Olurda bu isi yapmayi unutur, hatirlatma mailini sallamazsan, ayin 28inde ofisinin kapisini kilitle. Cunku isguvenligi muduru odaya bir hisim girip agzina edebilir. 

Butce hazirliyor olman, patent pesinde kosuyor olman, bir gece once tatildeki meslektasinin basina sardigi isleri temizlemek icin saat 23:00'de isten cikmis olman hic onemli degil... Onemli olan is guvenligi...Onemli olan bantin yapiskaninin gecmemis olmasi...

Wednesday, July 03, 2013

Lighthouse


 

cause i know
i've seen you before
won't you shine
a little light
on us now

won't you shine a little light
in your own backyard
won't you shine a little light
in your own backyard

Tuesday, May 28, 2013

Ne icindeyim zamanin


ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;
yekpare, geniş bir anın
parçalanmaz akışında.

bir garip rüya rengiyle
uyuşmuş gibi her şekil,
rüzgarda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil.

başım sükutu öğüten
uçsuz bucaksız değirmen;
içim muradına ermiş
abasız, postsuz bir derviş.

kökü bende bir sarmaşık
olmuş dünya sezmekteyim,
mavi, masmavi bir ışık
ortasında yüzmekteyim

ahmet hamdi tanpinar

Wednesday, May 08, 2013

The Tree of Life





Hayat agaci, tarih boyunca tum kulturlerde sik sik rastlanan anlamini sevdigim bir sembol. Ilk fotograf bu sembolun en iyi islendigi filmlerden bir tanesi olan "The Fountain'' nin afisi...Ikinci fotografi ise, evimin 500 metre otesinde cektim...Keske su icinden cikan bu agac olumsuzlugu saglasa diye aklimdan gecirmedim degil...



Say Yes to Carrots



Son birkac aydir mumkun oldugu kadar dogal urunler kullanmaya ozen gosteriyorum.  Bu sampuanda memnun kaldigim dogal urunlerden bir tanesi :) Hele bir de sisesinin uzerinde 'saclariniza banyoda sarki soylerken uygulayiniz' gibi birseyler yazmiyor mu, iste o yuzden bu sampuani daha da bir seviyorum.

Friday, March 22, 2013

John Masters Organics Shine On


Seffaf, jole kivaminda, sacta agirlik yapmayan, yaglandirmayan, naturel sac bakim kremi. Ben ilk kavanozu yariladim ve cok cok memnun kaldim. Bundan sonra da  kullanmaya devam etmek istiyorum. Highly Recommended!

Yapmayin Etmeyin...

Sanal ortamda cocuk fotograflarinin altina, veya sanal olmayan bir ortamda mesela arkadas toplantisinda, el kadar bebeklerinizi/cocuklarinizi birbirinize gosterip 'Senin oglani bizim kiza yapalim, besik kertmesi olur...Hihahooo' veya 'Teyzesi, kizin olsa ogluma verir miydin?' tarzi gerzek yorumlar yapmayin. O sakalari okudukca/duydukca sizin yerinize ben utaniyorum.

Mantikli davranan, en cool arkadaslarim bile anne olunca, bu sacma sakayi yapiyorlar. Anlam veremiyorum. Cocuklardan soguyup sevimsiz bir insan oluyorum.

(Ohhh..Bu gece deli gibi cemkirme modundayim sinir oldugum seyler hakkinda arka arkaya 45 tane post yazabilirim.)